TÜRKİYE’NİN DERİN YARALARI  MEZHEP ÇATIŞMALARI, SAĞ-SOL KAVGALARI VE PKK TERÖRÜ

TÜRKİYE’NİN DERİN YARALARI  MEZHEP ÇATIŞMALARI, SAĞ-SOL KAVGALARI VE PKK TERÖRÜ

Türkiye, stratejik coğrafyası, çok kültürlü toplumsal yapısı ve tarihsel mirasıyla hem zengin hem de kırılgan bir ülkedir. Ancak bu çeşitlilik zaman zaman ayrışmalara, şiddet olaylarına ve toplumsal travmalara yol açmıştır. Mezhep farklılıkları üzerinden kışkırtılan çatışmalar, 1970’li yıllarda zirveye ulaşan sağ-sol kamplaşmaları ve yıllardır süren terör saldırıları, Türkiye’nin hem toplumsal bütünlüğünü hem de demokratik gelişimini ciddi biçimde etkilemiştir.

Mezhep Çatışmaları

Türkiye’de yüzyıllardır birlikte yaşayan Alevi ve Sünni vatandaşlar, dönem dönem çeşitli provokasyonlarla karşı karşıya kalmış; bu da kanlı olaylara neden olmuştur.

Maraş Katliamı (1978) Alevilere yönelik yapılan organize saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti.

Çorum Olayları (1980) Alevi mahallelerine yönelik saldırılar, çok sayıda can kaybına yol açtı.

Sivas Katliamı (1993) Madımak Oteli’nde 33 aydın yakılarak öldürüldü.

Bu olaylar sadece can kayıplarıyla değil, toplumun ortak yaşam iradesine büyük zarar vererek etkili oldu. Mezhep farklılıklarının siyasallaştırılması ve dış güçlerin kışkırtmaları, bu çatışmaları derinleştirmiştir.

Sağ-Sol Olayları

1970’li yıllar, Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden biridir. Üniversiteler, mahalleler ve kurumlar sağcı ve solcu kamplara bölünmüş, günlük hayat sokak çatışmalarına dönüşmüştür.

1 Mayıs 1977 Taksim Katliamı, Bahçelievler Katliamı (1978) 7 öğrencinin öldürülmesi, Üniversite baskınları, bombalamalar ve suikastlar, Günlük siyasi cinayetler

Bu dönem boyunca yaklaşık 5 bin kişi ideolojik sebeplerle öldürülmüştür. Devletin otorite zaafı, istihbarat eksikliği ve silahların sivil alanlara inmesi, ülkeyi 1980 Askerî Darbesi’ne sürüklemiştir.

PKK Terörü

1984’te PKK’nın silahlı saldırılara başlamasıyla Türkiye’de yeni bir dönem başlamıştır.

Amaç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bağımsız bir Kürt devleti kurmaktır. Ancak bu süreç, en çok Kürt halkına ve Türkiye’nin birlik yapısına zarar vermiştir.

Terörün Yol Açtığı Yıkım

40 binden fazla can kaybı (asker, polis, sivil, çocuk, kadın), Kırsal alanlardan büyük şehirlere zorunlu göçler, Ekonomik maliyetin yüz milyarlarca doları bulması, Toplumsal travmalar ve psikolojik yıkımlar, Şehir savaşları Cizre, Sur, Nusaybin gibi yerlerde hendek terörü v.b

PKK’nın sadece silahlı saldırılarla değil, uyuşturucu, propaganda, çocuk yaştaki militan kullanımı ve dış desteklerle yürüttüğü faaliyetler, ulusal güvenliği tehdit eden bir yapıya dönüşmüştür.

Toplumsal Sonuçlar ve Travmalar

 

Bu önemli sorunlar Türkiye’nin;

Toplumsal huzurunu, Ekonomik gelişimini, Demokratikleşme sürecini, Eğitim ve sosyal refahını, doğrudan olumsuz etkilemiştir.

Ayrıca, Türkiye’nin enerjisi bu krizlerle mücadeleye harcandığı için kültürel ve bilimsel ilerlemeler de sekteye uğramıştır.

Devlet, yıllar içinde çok adımlar atmıştır.

Kardeşlik Projeleri, demokratik açılımlar, Köye dönüş teşvikleri, Doğu’da altyapı ve eğitim yatırımları, Teröre karşı milli birlik söylemleri, Terörle mücadelenin hukuki ve teknolojik boyutta güçlendirilmesi gibi.

Ancak kalıcı çözüm için hala çalışmalar devam etmekte olup gelecek günlerde sonuçlarını hep birlikte göreceğiz.

Ali Bozkurt

Related Articles

Bir yanıt yazın