Öncelik Verdiğim, Ama Önceliği Olamadığım Herkese Veda

İnsan bazı şeyleri yaşaya yaşaya öğreniyor.

Kalbinin en derinine koyduğun kişiler, bir gün seni yüzeyde bile tutmazsa… İşte o zaman gerçekleri görüyorsun.

Çünkü hayat ne yazık ki sadece sevgiyle değil, karşılıklı hislerle anlam kazanıyor.

Ne çok emek verdik aslında…

Bir tebessüm için saatlerce düşündük, bir “iyi misin?” sorusu duymak için kendi iyi oluşumuzu hep öteledik. Sessizce taşımaya razı olduğumuz yüklerin, bir gün omzumuzu çökerttiğini fark edemedik.

Çünkü alışmıştık.

Verici olmaya, sabretmeye, affetmeye…

Ama bir noktada büyüyor insan.

Sevgisiyle, hayal kırıklıklarıyla, yalnızlığıyla.

Ve büyürken şunu öğreniyor:

Seni düşünmeyeni sen de düşünmek zorunda değilsin.

Sana yer vermeyeni yüreğinde taşıma artık.

Sana yokmuşsun gibi davrananlar, senin kalbinde fazlasıyla yer kaplamamalı.

Ben, artık bir karar verdim…

Önceliği olamadıklarıma yer açmıyorum içimde.

Onları, kendi öncelik verdiklerine bırakıyorum.

Sevgi mi? Hâlâ var. Ama hak edene.

Sadakat mi? Hâlâ bende. Ama kıymet bilene.

Emek mi? Bitmedi. Ama karşılıklı olana.

Ve artık biliyorum:

Susarak gitmek, bağırarak kalmaktan daha değerlidir.

Vazgeçmek, her zaman yenilmek değildir.

Bazen kendine verdiğin en büyük sözdür.

Çünkü gerçek değer, hak edilendir.

Ve ben, hak etmeyene yük olmam artık…

Ali Bozkurt

Related Articles