Neden Hâlâ Kitlelere Rol Model Olarak Sunuluyor?
Neden Hâlâ Kitlelere Rol Model Olarak Sunuluyor?
Araştırmacı Gazeteci Handan Demir
2021’de İstanbul Teknik Üniversitesi’nin tanınan isimlerinden Prof. Dr. Celâl Şengör, çevrimiçi bir programda anlattığı sözde anı ile gündeme oturmuştu. Bir
kadın öğrencisinin mahremiyetine müdahale ettiğini dile getirmesi, toplumda büyük bir infiale yol açtı. Olayın ardından İTÜ tarafından disiplin soruşturması
açıldı, fakat 2022’de herhangi bir ceza verilmesine gerek olmadığı yönünde karar alındı. Resmî olarak dosya kapanmış olsa da kamu vicdanında açılan
tartışma kapanmadı.
Şengör’ün Asperger sendromuna işaret ederek davranışını açıklamaya çalışması, tepkileri daha da büyüttü. Çünkü toplumun büyük bir kısmı, bir sendromun
ardına sığınılarak yapılan bu savunmayı bir aklama girişimi olarak gördü. Kadın örgütleri ve öğrenciler, böyle bir savunmanın tacizi mazur gösteremeyeceğini,
aksine hem mağdurları hem de sendroma sahip bireyleri damgaladığını dile getirdi.
Tüm bunlara rağmen Celâl Şengör hâlâ televizyon programlarında ve YouTube yayınlarında konuk ediliyor. Medya kurumlarının, toplumda büyük tartışma
yaratmış bir ismi yeniden yeniden ekranlara taşıması, aslında başka bir soruyu gündeme getiriyor: Sansasyonel bir geçmişe rağmen neden hâlâ kitlelere rol
model olarak sunuluyor? Reyting ve popülerlik uğruna etik değerler yok sayıldığında, gençlere nasıl bir mesaj verilmiş oluyor?
Bugün bilim insanı olmanın yalnızca bilgiyle değil, etik duruşla da ölçülmesi gerektiği apaçık ortada. Toplumun güven duymak istediği figürler, yalnızca bilgiyi
değil, değerleri de temsil etmek zorunda. Rol model olmak, yalnızca ekranda konuşmak değil, duruşuyla da örnek olmayı gerektirir.

