Medyatik Avukatın Son Duruşu: Savcılık Kıskacında

Medyatik Avukatın Son Duruşu: Savcılık Kıskacında

ErKay Haber / EHA – Medyatik Avukatın Son Duruşu: Savcılık Kıskacında
Türkiye’de adalet, aynı kişiyi hem alkışlayabilir hem aynı kişiye kelepçe takabilir.
Rezan Epözdemir… Bir dönem ekranlarda mağdur ailelerin yanında gördüğümüz, Ağır Ceza Mahkemelerinde yüksek sesle konuşan, davalardaki sert çıkışlarıyla gündem olan bir avukat. Bugün ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü iki ayrı soruşturma kapsamında “rüşvet, siyasi-askeri casusluk ve FETÖ’ye yardım” suçlamalarıyla gözaltında.
Henüz iddianame yok. Somut deliller kamuoyuna açıklanmadı. Ancak medyada ve sosyal medyada yargı çoktan başladı. Kimileri “hak yerini buldu” diyor, kimileri “bu bir susturma operasyonu”

Operasyon Sabahı
10 Ağustos 2025 sabahı, henüz gün doğmadan Levent’teki apartmanın önüne siyah camlı araçlar yanaştı. Sivil polisler arama kararıyla içeri girdi. Bilgisayarlar, telefonlar, belgeler toplandı. Aynı anda Levent’teki hukuk bürosunda da eş zamanlı arama yapıldı.

Gözaltı işlemi tamamlandığında, Epözdemir binanın önünde kameraların karşısına geçti. Kelepçe takılmamıştı, ama yanındaki polislerin varlığı her şeyi anlatıyordu. Kısa ve net konuştu: “Her şey ortaya çıkacak.”

Dün ve Bugün Arasındaki Kontrast
Epözdemir’in adı, geçmişte Münevver Karabulut, Pınar Gültekin ve Mattia Ahmet Minguzzi gibi davalarda mağdur ailelerin avukatı olarak öne çıkmıştı. O dönem sistemin hatalarını, adli süreçteki ihmalleri sert şekilde eleştiren bir figürdü. Bugün ise aynı sistemin soruşturma dosyasının merkezinde yer alıyor.

Bağlantı mı, Tesadüf mü?
Geçmişte medyatik davalarda öne çıkan ve devlet kurumlarına sert eleştiriler yönelten Rezan Epözdemir, bugün en ağır suçlamaların odağında. Bu durumun tesadüf olmadığı açık. Savcılığın yürüttüğü soruşturma kapsamlı ve çok yönlü; dijital materyallerden mali kayıtlara, tanık ifadelerinden yurtdışı bağlantılarına kadar geniş bir inceleme yürütülüyor.
Bu tür suçlamalar, yalnızca kişisel hatalarla açıklanamaz. Eğer iddialar doğrulanırsa, ortada sadece bir avukatın değil, adalet sistemini kullanarak menfaat sağlayan bir yapının çökertilmesi söz konusu olacak. Hukuk devleti, suç kimden gelirse gelsin gereğini yapacaktır.

Yargının İki Yüzü
Bir yandan “hiç kimse hukukun üstünde değildir” ilkesi, diğer yandan “yargı bağımsız mı?” tartışmaları… Bu iki eksen arasında, Epözdemir dosyası hem hukuk dünyasında hem kamuoyunda tartışılmaya devam edecek.

Yarın Ne Olabilir?
Savcılık, delilleri “kuvvetli şüphe” olarak görürse tutuklama kararı çıkabilir. Daha düşük ihtimalle adli kontrolle serbest bırakılması da mümkün. Delil yetersizliği halinde ise takipsizlik gelebilir, ancak bu Türkiye’de nadir görülen bir senaryo.

 

Araştırmacı Gazeteci Yazar Handan DEMİR

Ali Bozkurt

Related Articles

Bir yanıt yazın