Muska yaptım yaramın kabuğundan,
Topukla karıştı sevdam, şimdi zindan.
Ben, mağaranın içinde sızan bir ışık,
Penceremde sızan bir umut ışığı.
Yaralarımın kabukları, acılarımın sessiz tanıkları,
Her bir damla kan, hüzünle dolu bir anı.
Topuklarımda gezinen acı,
Şimdi zindanlarımın soğuk duvarlarında yankılanır.
Mağaranın karanlığına sızan ışık,
Bir umut, bir teselli belki.
Gecenin karanlığında, yalnızlığımla baş başa,
Bir nefes, bir umut ararım.
Penceremde sızan ışık,
Geçmişin ağırlığını hafifletir.
Yaralarımı sararken,
Umutla dolan yüreğim.
Her damla gözyaşı,
Bir sevdanın izidir.
Kabuk bağlamış yaralar,
Umut ışığıyla iyileşir.
Yorum:
Bu şiir, kırık bir kalbin derinliklerinde yankılanan acıyı ve umudu öylesine güzel betimliyor ki, her okuyanın yüreğinde derin bir iz bırakıyor. Hayatın acımasızlıkları karşısında, sevginin ve umudun her zaman bir ışık olabileceğini hatırlatıyor. Her bir satır, sanki duyguların en derinlerinden kopup gelmiş gibi, bir sevdanın izini sürerken, umut ışığının yaraları nasıl iyileştirdiğini anlatıyor.
Sevgilerimle,
_Beren Paşazade_

