Bazı acılar vardır… Yıllar geçse de dinmez. Bazı eksikler vardır… Tamamlanmaz, alışılmaz, sadece taşınır. İşte baba kaybı da böyledir. Kimse bilmez, baba yarasının bir ömür kanadığını…Baba, bir evin direğidir derler. Ama o sadece bir direk değil, aynı zamanda bir güven duygusu, bir omuz, bir sığınaktır. Çocuk için gökyüzüdür; genç için istikamet, büyüyen biri için özlemle anılan geçmiş…
Babası hayatta olan biri, bazen bu varlığın kıymetini bilemez. Ama bir gün o ses kesildiğinde, o kapı bir daha açılmadığında, o sıcak bakış bir daha dönmediğinde… İnsanın içinde sessiz bir çöküş başlar.
Baba yarası sessizdir. Herkes yaşar ama pek azı anlatır. Gözyaşı olmaz çoğu zaman, ama içte kocaman bir boşluk durur. Gün gelir bir sokak ismiyle, bir şarkı sözüyle, bir fotoğrafla tekrar açılır o yara…
Baba gittiğinde, yalnızca bir insan gitmez. Onunla birlikte çocukluk güveni, yarım kalan cümleler, doyamamış vedalar da gider.
Faruk Kavaklı


