Günaydın demeden geceye,
Yollarında kaybolur umutlar.
Saatler 9’dan 6’ya koşar,
Gülmek yasaktır bu sokaklarda.
Martılar süzülür boğazın üstünde,
Kalpler yorgun, ruhlar darmadağın.
Adımlar hızlanır, durmak yasak,
Herkesin yolu kesişir İstiklal’de.
Bir vapur sesi yankılanır,
Hayatın telaşında kaybolur anılar.
Şubat’ın soğuk yüzünde,
Bir sıcak çayda teselli arar yürekler.
Hayat, bir martının kanadında,
Geçer gider göz açıp kapayıncaya dek.
İstanbul’un göğsünde, yorgun bir nefes,
Koşuşturma hep devam eder.
Yorum:
İstanbul, yaşayanlar için bir kozmik bir sahne. Her gün sabahın ilk ışıklarından geceye kadar, insanların telaşı hiç bitmez. 9’dan 6’ya kadar süren bu tempoda, gülmek bile bazen zor gelir insana. İstanbul’da her köşede farklı bir hikaye saklıdır; boğazın martıları, vapurun sesi, İstiklal’in kalabalığı…
Bu şiir, İstanbul’un o benzersiz koşturmacasını ve günlük yaşantının zorluklarını anlatıyor. Şubat’ın soğuk yüzünde bile, bir sıcak çayın verdiği teselli gibi, küçük anların kıymeti büyük. Hayat, bir martının kanadında geçip giderken, bu şehirde her nefes almak, bir başka güzeldir.
Beren Paşazade

