İhlal Edilen
Kayıp Gelecek
Çocukluk, bir insanın en masum, en korunmaya muhtaç dönemidir. O dönem; oyunlarla, sevgiyle, güvenle örülmelidir. Ancak ne yazık ki her çocuk bu hakka sahip olamıyor. Bazı çocuklar, daha yürümeyi öğrenmeden hayata diz çökmek zorunda kalıyor.
İhlal edilen çocukluk; sadece fiziksel şiddetle, istismarla değil; ihmalle, sevgisizlikle, hor görülmeyle de olur. Çocuk, oyun çağında yük taşırsa… Kalem tutacağı yaşta elleriyle çöp karıştırırsa… Koşup oynayacağı sokakta korkuyla saklanırsa… O çocukluk ihlal edilmiştir.
İhlal edilen her çocukluk; gelecekte güven sorunlarıyla, sevgisizlikle, kırgınlıkla büyür. Bazıları susar, içine kapanır. Bazıları öfkelenir, hayata yabancılaşır. Ama hepsi içten içe bir eksiklik taşır.
Toplum olarak bu ihlallere göz yumduğumuzda, aslında kendi geleceğimizi yaralıyoruz. Çünkü çocuklar; bir milletin yarınıdır. Onların ruhuna vurulan her darbe, bir ülkenin vicdanına kazınır.
Çocukluk kutsaldır.
Hiç kimsenin, hiçbir koşulun, hiçbir bahanenin o kutsallığı çalmaya hakkı yoktur.
Ve unutmayalım:
Bir çocuğun gözyaşı yerde kalmaz.
Ya bir vicdanı sızlatır,
Ya bir toplumu mahveder.

