Kalem olup geleceğimi mi yazayım, Silgi olup geçmişimi mi sileyim? Bu hayat benden ne istedi, söylemedi, Kâğıdın kalemle gönlü yoksa, ne yapsam boştur, bilemedim.
Kalem olup geleceğimi mi yazayım,
Silgi olup geçmişimi mi sileyim?
Bu hayat benden ne istedi, söylemedi,
Kâğıdın kalemle gönlü yoksa, ne yapsam boştur, bilemedim.
Her yerde bayram havası, gurbet kokusu,
Kalbe ince bir hüzün düşer, sessiz dokusu.
Ana ocağı, baba sofrası; uzakta bir rüya,
Bir bayram sabahında özlem gözlere sığmaz ya…
Gurbette yürek ince bir tel,
Her an kırılmaya meyilli, derin bir zelzel.
Ellerde taşınmaz hasret, gözlerde buğu,
Bu çember dönüyor; içimde bir ukde dolu.
Evlat kokusu uzaklarda bir rüya,
Ellerimde hatıralar, dudaklarda dua.
Ah, bir gün bu özlem diner mi?
Bu çemberden çıkış bize döner mi?
Ekmek peşinde yolları aşarken,
Evimin bir çivisini gönlümde taşırken,
Gurbet insana yâr olur mu? bilemem,
Ama aileye hasret bu cana dert; silemem.
Her yerde bayram havası; neşe dolsa da evlere,
Gurbette bayramın hüznü siner gecelere.
Sofrada eksik kalan bir tabak; bir ses, bir nefes,
Bayram sevinci uzaklarda; içimde ince bir heves.
Kalem elimde, geçmişi yazsam ne fayda?
Gelecek ellerde mi, yoksa hayatta mı kayda?
Yazıyorum işte; içimdeki çığlığı sayfa sayfa.
Kâğıdın ruhu yok ama kalemim yine de ağlar, yavaşça.
Hasret bazen ebedi, bazen geçici,
Ama aileden uzaklık, hep bir içici.
Her satırda köyümün kokusu, taşının rengi,
Yürek gurbette; umut yine kendi.
Kâğıda dökülen her kelime bir acı,
Gurbetin yükü ağır, hasretin tadı acı.
Ama insan düşer, kalkar ve yine yazar,
Hayat çemberi kırılır mı? Belki yarın; azar azar.
Yorum
Hayat, insana bazen yollarını kaybettirir; kalem mi olacağımızı, silgi mi olacağımızı bilemeyiz. Ama ne olursa olsun, bir yürek taşıyorsak, o yüreğin hasretle de olsa bir hikâyesi vardır. Gurbette olanın her bayram sabahı bir eksiktir; bayram havası herkesi neşelendirirken, gurbet kokusu içimizde bir yerleri hep sızlatır.
Ben her zaman şuna inanırım: İnsan kalem olmalı, umudu yazmalı; silgi olmalı, geçmişin acılarını hafifletmeli. Ama en önemlisi, o kağıda kimin için yazdığını bilmeli… Aile, memleket, sevdiklerimiz, işte onların hasreti bizi ayakta tutan şeydir. Hayatın çemberi böyle bir şey; sıkışırken bile bir umut döner içinde. Sıcacık bir bayram sabahında belki kalemimiz en içten dilekleri yazmalı, silgimiz geçmişin acılarını silecek bir bayram sevinci getirmeli.
Bütün bu karmaşanın içinde, hangi nokta bizi daha güçlü kılar bilmiyorum ama şunu hissediyorum: Bir gün çember kırılacak ve hasret bitecek. İşte o gün gerçekten bayram olacak.
Yazı İşleri Sor..
Beren Paşazade

