Erdoğan’ın 11 Yılı: Krizlerin İçinden Geçen Bir Liderlik

Uzman Araştırmacı Gazeteci Yazar Handan Demir

Erdoğan’ın 11 Yılı: Krizlerin İçinden Geçen Bir Liderlik
10 Ağustos 2025, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halk oyuyla Cumhurbaşkanı seçilmesinin 11. yılı olarak kayıtlara geçti. 10 Ağustos 2014’te Türkiye, demokratik tarihinde yeni bir sayfa açarak halkın doğrudan seçtiği ilk Cumhurbaşkanını belirledi. O günden bugüne geçen süre, hem Türkiye hem de dünya için olağanüstü değişimlerin, krizlerin ve yoğun diplomasi trafiğinin yaşandığı bir dönem oldu. Erdoğan’ın liderliği, bu süreçte bölgesel savaşlardan küresel müzakere masalarına kadar pek çok alanda sunandı.

Kafkasya’da Diplomasi Trafiği
Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki Karabağ meselesi, on yıllardır çözülemeyen bir sorun olarak gündemdeydi. 2020’de yeniden alevlenen çatışmaların ardından, Türkiye açık biçimde Azerbaycan’ın yanında konum aldı. Ancak Erdoğan, Ermenistan’la da temas kanallarını açık tutarak bölgesel barışın önünü açacak süreçlere dahil oldu. Bugün imzalanan barış anlaşmasının temelleri, o dönemde atılan diplomatik adımlarla güçlendi.

Ortadoğu’da Sert Çıkışlar ve Barış Çağrıları
Gazze krizi, Erdoğan’ın dış politika çizgisinin en net görüldüğü alanlardan biri oldu. İsrail’in askeri kontrol planını “kesinlikle kabul edilemez” sözleriyle eleştirdi. Filistin konusundaki bu net duruş, Türkiye’yi bölgede güçlü bir ses haline getirdi ve uluslararası gündemde öne çıkardı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Merkezi’ndeki makamında bir araya geldi.

Rusya-Ukrayna Savaşında Arabuluculuk Rolü
2022’de patlak veren Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa’nın güvenlik dengelerini kökten sarstı. Erdoğan, hem Moskova hem Kiev ile doğrudan temas kurabilen nadir liderlerden biri olarak İstanbul’da Tahıl Koridoru Anlaşması’nı sağladı. Bu adım, milyonlarca insanın gıda krizinden kurtulmasını sağladı ve uluslararası arenada Türkiye’nin arabulucu kimliğini güçlendirdi.

Mülteci Politikası ve İnsani Diplomasi
Suriye iç savaşının tetiklediği göç dalgasında Türkiye, milyonlarca sığınmacıya kapılarını açtı. Bu politika, uluslararası arenada hem övgü hem eleştiri aldı; ancak insani diplomasi açısından önemli bir örnek olarak kayda geçti.

Küresel Düzen Eleştirileri
Erdoğan’ın uluslararası platformlarda sıkça dile getirdiği “Dünya beşten büyüktür” söylemi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısına yönelik eleştirilerin simgesi haline geldi. Bu çıkış, özellikle gelişmekte olan ülkelerden geniş destek gördü.

Erdoğan’ın 11 yıllık cumhurbaşkanlığı, yalnızca Türkiye’nin iç politikasını değil, bölgesel dengeleri ve küresel tartışmaları da etkileyen bir dönem olarak öne çıktı. Kimi zaman sert çıkışlarla, kimi zaman diplomasi masalarında şekillenen bu liderlik süreci, ileride hem destekçileri hem de eleştirmenleri tarafından uzun süre tartışılmaya devam edecek.

Uzman Araştırmacı Gazeteci Yazar Handan Demir

Ali Bozkurt

Related Articles

Bir yanıt yazın