Bağımlılık kavramı, artık yalnızca sigara, alkol ya da uyuşturucu gibi klasik maddelerle sınırlı değil. Günümüz gençliği, özellikle de Z kuşağı (1995 sonrası doğanlar), farklı bir bağımlılık spektrumuyla yüz yüze. Onların risk haritasında, madde bağımlılıkları yerini dijital bağımlılıklara bırakıyor.
Dijital Çağın Çocukları: Z Kuşağı ve Yeni Bağımlılıklar
Bağımlılık kavramı, artık yalnızca sigara, alkol ya da uyuşturucu gibi klasik maddelerle sınırlı değil. Günümüz gençliği, özellikle de Z kuşağı (1995 sonrası doğanlar), farklı bir bağımlılık spektrumuyla yüz yüze. Onların risk haritasında, madde bağımlılıkları yerini dijital bağımlılıklara bırakıyor.
Z Kuşağı ve Madde Bağımlılığına Mesafe
Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin (EMCDDA, 2023) raporlarına göre, gençler arasında sigara ve alkol kullanımı 2000’li yıllara kıyasla düşüş eğiliminde. Türkiye’de de TÜİK’in 2022 Yaşam Memnuniyeti Araştırması, 18-24 yaş grubunda “hiç sigara içmeyen” genç oranının %62 olduğunu ortaya koyuyor. Bu, 1990’lı yıllardaki oranlarla kıyaslandığında kayda değer bir fark.
Bunun temel nedenleri arasında:
Sağlıklı yaşam trendleri
Sosyal medya estetiği (fit görünme arzusu)
Ailelerin daha bilinçli olması gösteriliyor.
Ancak burada paradoksal bir durum var: Maddeden uzak duran bu kuşak, ekranlara bağımlı hale geliyor.
Dijital Bağımlılıklar: Görünmez Tehdit
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2019’da “Oyun Bağımlılığı”nı resmi bir psikiyatrik bozukluk olarak tanıdı. Bu karar, Z kuşağının yoğun oyun pratiklerinin bir sonucu. Türkiye’de Yeşilay’ın 2023 Dijital Bağımlılık Raporu, gençlerin günde ortalama 5 saat 42 dakikasını ekran karşısında geçirdiğini gösteriyor.
Sosyal Medya: Pew Research Center (2022) verilerine göre Z kuşağının %95’i sosyal medyayı günlük kullanıyor. Özellikle TikTok ve Instagram, gençler için yalnızca eğlence değil, kimlik kurma alanı haline gelmiş durumda.
Oyun: Türkiye’de 12-24 yaş arası gençlerin %36’sı kendisini “yoğun oyuncu” olarak tanımlıyor (Türkiye Oyun Sektörü Raporu, 2022).
Alışveriş: E-ticaret platformlarının genç kullanıcı oranı %70’in üzerinde. “Bir tıkla mutluluk” alışkanlığı, ekonomik bağımlılık riskini de beraberinde getiriyor.
Neden Daha Hassaslar?
Psikoloji literatüründe “ödül sistemi”ne yapılan vurgu önemli. Beyindeki dopamin salınımı, sosyal medyada gelen her bildirimle harekete geçiyor. Araştırmalar (Harvard Medical School, 2021), gençlerin beyninde bu dopamin döngüsünün yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı tetiklendiğini gösteriyor. Yani Z kuşağı için bir “like” ya da “yeni mesaj” fiziksel bir ödül gibi algılanıyor.
Çözüm Arayışları
Uzmanlar, çözümün yasaklamaktan çok düzenleme ve farkındalık yaratmak olduğunu belirtiyor:
Dijital detoks programları: Üniversitelerde pilot uygulamalar başladı.
Yaratıcı sosyal alanlar: Spor, sanat ve drama atölyeleri, çevrimdışı sosyalleşmeyi teşvik ediyor.
Aile farkındalığı: Evde telefon kullanımını düzenleyen ailelerin çocuklarında dijital bağımlılık oranı %40 daha düşük (Yeşilay, 2023).
Sonuç
Z kuşağını yalnızca “telefon bağımlısı” olarak etiketlemek kolaycı bir yaklaşım olur. Unutulmamalı ki bu kuşağın bağımlılıkları, bizim kurduğumuz dijital dünyanın yan ürünleri. Onlara kızmak yerine, sağlıklı kullanım alışkanlıkları kazandırmak, hem bireysel hem toplumsal bir görev. Çünkü geleceğin özgür bireyleri, ekranın esiri değil, teknolojinin yöneticisi olabilenlerdir.
Bilim Uzm. Dramaturg Vildan Durdağ

