“Devrim” İsmi Bir Kadında: Bir Değişimin Hikâyesi

“Devrim” İsmi Bir Kadında:

Bir Değişimin Hikâyesi

 

Bazı isimler vardır; söylenirken havada asılı kalır. Bazıları ise toprağa düşen yağmur gibi iz bırakır. “Devrim” işte o ikinci türdendir. Bir kadının omuzlarına konduğunda yalnızca bir hitap olmaz; bir anlam, bir iddia, bir fısıltı olur.

Devrim…

Sert bir rüzgâr gibi başlar, ama içinde baharı saklar.

Türkiye’nin hafızasında bu kelime, yalnızca bir değişimi değil, bir uyanışı simgeler. Türk Devrimi denildiğinde akla gelen yenilenme, cesaret ve kararlılık; bir kadının adında yankılandığında bambaşka bir şiire dönüşür. Çünkü kadın zaten başlı başına dönüşümün kendisidir. Hayatın içinden geçerken, acıyı sabra, sabrı güce çeviren bir varlıktır.

“Devrim” ismini taşıyan bir kadın, çoğu zaman daha ilk tanışmada bir iz bırakır.

Sanki gözlerinde biraz meydan okuma, biraz umut vardır.

Adı ona bir yük değil; bir kanat gibidir.

Bu isim yumuşak değildir belki. Gül gibi kokmaz, lale gibi zarif çağrışımlar yapmaz. Ama bir kadına bazen tam da bu yakışır: Kırılganlığın ardında saklı bir güç. “Devrim” diyen bir ses, o kadının sıradan bir hikâyesi olmadığını hissettirir.

Belki de bu yüzden kulağa çarpıcı gelir. Çünkü alışılmışın dışındadır.

Toplum, kadın isimlerinde çoğu zaman incelik arar; oysa “Devrim” inceliğin yanında direnci de taşır.

Hem şefkatli hem kararlı olabilen bir ruhu anlatır.

Bir zamanlar Türkiye’nin ilk yerli otomobiline bile bu ad verilmişti: Devrim. Çünkü “devrim”, ilerlemek demekti. Cesaret demekti. İmkânsızı denemek demekti. Aynı cesaret, bu ismi taşıyan bir kadının yürüyüşünde de hissedilebilir.

Belki o kadın hayatında küçük devrimler yapar:

Bir kalbi iyileştirir, bir zinciri kırar, bir hayali gerçeğe dönüştürür.

Belki de en büyük devrimi kendi içinde gerçekleştirir.

“Devrim” ismi bir kadında asi durabilir, evet.

Ama aynı zamanda umutlu durur.

Karanlığı kabul etmeyen bir ışık gibi.

Çünkü değişim, en çok kadınlara yakışır.

Ve bazı isimler, sahibini anlatmaz; onu büyütür.

Devrim, bir isimden fazlasıdır.

Bir kadında, hayatın kendisi gibi:

Sarsıcı, dönüştürücü ve unutulmaz.

 

Devrim DURAN

Ali Bozkurt

Related Articles