Edebiyat köşesi

Sessizliğin Kilidinde Boğulmuş Kadınlar: Bir Hayat Hikayesi

Güneydoğu Anadolu’nun bir köyünde, sessizliğin kilidinde boğulmuş kadınlar, gaddar bir baba ve amcanın hüküm sürdüğü bir hayatın kurbanıydı. Bu hikaye, zorba bir aile yapısının gölgesinde büyüyen genç bir kız olan Zeynep’in trajik yaşam öyküsünü anlatıyor. Zeynep, yoksulluğun ve baskının hüküm sürdüğü bir köyde dünyaya gelmişti. Babası Hüseyin ve amcası Mehmet, köyde katı kurallarıyla tanınan, zalimliğiyle […]

Read More

Songül Özer/EHA – 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü fabrikalarda, atölyelerde, tarlalarda emeğini satarak yaşamını sürdüren emekçi kadınların günüdür. 8 Mart erkek egemen toplum yapısı ve kapitalist sömürünün katmerli bir şekilde ezdiği kadınların mücadele günüdür! 8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başlayan kadın, erkek […]

Read More

Mesafelerin Fısıldadığı Aşk

Ah, benim hasret kokan sevdam… Mesafeler düşman kesilirken aşka, Senin özlemin döner gecelerime, Bir rüzgâr gibi… sessiz ama yakıcı.   Uzanamam ki o ellerine, Sarılacak bir umut bile yok elimde. Ama yine de kalbim, Her nefesinde senin adını sayıklar.   Ah, benim huzurlu yarim… Bu şehirde seni anarken bile soluyor ruhum. Kokun hâlâ yankılanır boşluklarımda, […]

Read More
Edebiyat köşesi

Hayâllerimde Sen Varsın

Ufuka durup bakarken, Çiçeklerimi okşarken, Gözlerim kan ağlarken, Hayallerimde sen varsın.   Masamda yalnız otururken, Mutlu günlerimi düşünürken, Cüzdanındaki resmine bakarken, Hayallerimde sen varsın.   Gurbet elde yalnızken, Sevgilimden mektup beklerken, Bizim şarkımızı dinlerken, O an hayalimde sen varsın.   Besranur Cancan

Read More

Yolcu Yolunda Gerek – II

Belki bundan sonra, belki senden sonra, Adam olur bu asi yürek. Dersini alır bu sevdadan, Ve bir daha boyundan büyük engin denizlere asılmaz bu kürek. Yarın bu saatlerde ben yollarda olacağım. Sen, kim bilir kaçıncı uykunda, Masal mavisi bir rüyada olacaksın. Elbette o korsan yüreğin yine pusuda. Ama ilk defa, sesimi duyamayacaksın. Sitemlerim sahipsiz, Soruların […]

Read More
Edebiyat köşesi

Yolcu Yolunda Gerek

Yolcu yolunda gerek! Sen bu şiiri okurken, Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım. Artık ne özlemlerimi duyacaksın, bıçak yarası gibi derin, Ne de telefonlarım çalacak gece yarısı. Seni sana, beni bir akıl hastanesine bırakıp, Çıkıp gideceğim bu şehirden! Nasılsa kavuşamadım sana, Nasılsa gönlünün kıyısına varamadım bir türlü. Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu, Ve bütün […]

Read More

Kurşunsuz, Hançersiz Yara

  Kurşunsuz, hançersiz bir yara bu, Hiçbir tabip bulamaz buna çare. Bir şarap gibi içimde acıyı taşır, Yüreğimden söküp aldı toprağı, her şey. Her şarkının çalışı, haber yok hâlâ yardan, Sen aklımı aldın, bilmem ne desem, İçim yanıyor, seni görmesem.   Yanlış Durakta İnen   Otobüste yanlış durakta indim, ayıp olmasın diye, Benden ne zarar […]

Read More

Hatice’nin Hikayesi: Sessiz Mücadelelerin Güçlü Kadını

Hatice, hayatının her aşamasında yüklerle sınanmış, ancak hiçbir zaman pes etmemiş bir kadındı.Doğduğu evin tavanı delikti, yoksulluk adeta onların kaderiydi. Daha çocuk yaşta, büyüklerin işlerini öğrenmeye, evin sorumluluklarını üstlenmeye başladı. Bu, onun hayatındaki ilk adımlardan biriydi; henüz çocukken yetişkinlerin dünyasına itilmek. Genç yaşta, onu çok tanımadığı bir adamla evlendirdiler. Kocası, sevgi göstermeyen, şiddeti ve üstünlük […]

Read More

ÇOCUKLUĞUMUN RAMAZAN’I

Geceyi sarardı sahurun sesi, Davulun ritmi, duaların nefesi. Cam kenarında bir heyecan, bir umut, Babamın gelişini beklerdim ufukta ışık dolut. Her iftar bir bayram gibi, ne coşku ne şenlik, Eve sinerdi pidenin sıcağı, sevgiyle gelen birlik. Anneme bakardım gözümde ışık, Bu sofralar, hayatın en saf artık. Ramazan, kalplerin titrediği o mübarek ay, Geceyle gündüz, rahmetle […]

Read More

Babamın Kızı – Helbest’in Ramazan Anıları

Bir zamanlar küçük bir kasabada, Ramazan ayı geldiğinde herkesin yüzünde bir gülümseme, kalbinde bir sevinç olurdu. Hele Helbest için, Ramazan’ın gelmesi demek çocukluğun en güzel anılarının canlanması demekti. Helbest, babası Özer ve annesiyle birlikte yaşardı. Babası Özer, her sahur vakti eve sıcacık pide getirir, Helbest ise cam kenarına oturup büyük bir heyecanla babasının gelişini beklerdi. […]

Read More