Edebiyat köşesi

Edebiyat köşesi

ÖZLEMEK

Özlemek, Bir tebessüme saklanan ağrıdır bazen… Yüzün gülümser, Kanar yüreğin.   Toprağı olmayan bir duadır; ne âmine varır, ne vazgeçmeye razı olur…   Annem, Bi sesin kaldı bana, birkaç da fotoğrafın…   Sesin; geceye yaslanan bir sabır, karanlığa tutulan bir ışık olur. Sarılmak yoktur, ama sesin vardır. Ben o sesle ayağa kalkarım, düştüğümü kimse bilmez… […]

Read More
Edebiyat köşesi

Daha Ne Olsun

Kurtlar bürünmüş kuzu postuna İhanet dört yanda daha ne olsun Dost düşman olmuş hepten dostuna Bozukluk var kanda daha ne olsun   Kirlenmiş yürekler niyetler bozuk Kardeş kardeşine atıyor kazık Bir lokma ekmek yetmiyor yazık Böylesi zamanda daha ne olsun   Gerçekler karışmış hepten yalana Dağlar dayanmaz böyle talana Yapmaz bunu asla yılan yılana Hepside […]

Read More
Edebiyat köşesi

Üç Nokta

  Bazen insan, ne kadar istese de yazamaz. Kalem kâğıda değer ama kelimeler yerini bulmaz. Cümleler kurulur, yine de anlatmak istediğini anlatamaz; çünkü bazı hâller dilin sınırlarını aşar. Anlatırsın ama anlaşılmazsın, söylersin ama duyulmazsın. İşte o anlarda dil bile şaşırır. Ünlem neye tepki vereceğini bilemez, virgül durması gereken yeri şaşırır. Her şey eğri, her şey […]

Read More
Edebiyat köşesi

Kuşları Unuttuğumuz Zaman

Kuşları Unuttuğumuz Zaman   _“Ne heyecan ne heves / Ne uyku düzeni ne de eski neşem…”_   Bu dizelerle karşılaştığınızda irkilmiyorsunuz. Çünkü yabancı değil. Birçoğumuzun son yıllardaki ruh hâlinin kısa bir özeti gibi. “Eski benden eser kalmadı” derken anlatılan şey bir çöküş değil belki; sessiz bir uzaklaşma. Hayat akıyor, biz ise çoğu zaman sadece izleyicisiyiz. […]

Read More
Edebiyat köşesi

Nasıl Olacak / Fadime Mutlu

Bazen kalbim, henüz yol görünmeden yoruluyor. Daha başlamadan ihtimalleri sayıyor, olmazları büyütüyor, olacaklara mesafe koyuyor. Bazen kalbim, henüz yol görünmeden yoruluyor. Daha başlamadan ihtimalleri sayıyor, olmazları büyütüyor, olacaklara mesafe koyuyor. İnsanın zihni durdukça ağırlaşıyor. Bekledikçe yük artıyor. Ama hareket edince fark ediyorum; yol, yürüyene kendini gösteriyor. Ben “nasıl olacak” diye oyalanırken, bir şeyler sessizce yerine […]

Read More
Edebiyat köşesi

İstanbul..

İstanbul.. Yoruyorsun, Yordukça bağlıyorsun. Ben susuyorum, Sen konuşuyorsun.. Kapandıkça içime, Üstüme üstüme geliyorsun. Bitmez bende hüzünler, Kaygılarımı biliyorsun.   Ahh Istanbul, Bir yanda sen, Bir yanda Bingöl. Dışım cehennem, İçimde tutunduğum iki gül. Penceremde üşüten Aralık, Gözlerimde beynimin sancısı..   Istanbul, Büyülü şehir, kara sevdam. Bingöl, Düş sancım, hayat menba’m. Istanbul, Yediveren can, gül ve […]

Read More
Edebiyat köşesi

Hüznümü  Bıraktığım yerdeyim

Hüznümü Bıraktığım yerdeyim Üşümüş çiçeklerim Kar yağmış yapraklarına Usulca dokunuyorum Yalnızlığın ve terkedilmişliğin Ürkekliğini hissediyorum. Öpüyorum Kar tutmuş yapraklarını Çiçeklerimin.   Hüzün ve Sevgi İnsan oluşun gerçeği   Değil mi ki! Kaderi yoğuran keder Ruha ışık olan hüzün Kalbin sıratı sevgi   İçimde deli duygular Dışarıda zemheri ayaz Gecenin ürkütücü sessizliği Beynimde bin türlü uçurumlar […]

Read More
Edebiyat köşesi

Sevgili Annem

Sevgili Annem Kelimeler yetmediği için değil; bazı duygular anlatılırsa eksileceğinden korktuğum için… Belki de en zor olanı, insanın kendiyle yüzleşmesidir. Bir şeyi kabullenmek değil, onu gerçekten içine sindirmek… Kaybettiğini düşünmek değil, geri gelmeyeceğini anlamak… Özlediğini söylemek değil, özlemenin bitmeyeceğini bilmek… İşte bütün ağırlık burada saklı. Sevgili annem. Bazen bir insana değil, bir hatıraya yazılır böyle […]

Read More
Edebiyat köşesi

Ağlamak

Sessizce akarken bile bir hikâye taşır her damla; Kimi pişmanlığı anlatır, kimi özlemi, Kimi ise adını bile koyamadığın bir sızıyı. Ama bazen de tam tersine, Unuttuğunu sandığın her kırığı alıp önüne koyar. Kanatır, hatırlatır, yakar. Anılar hiç beklemediğin anda gelir, kapıyı çalmadan. Bazen yalnızca ağlamak örter yaranı; Bir süreliğine de olsa seni sarar, Seni yumuşatır, […]

Read More
Edebiyat köşesi

Anneye Özlem

Çok uzun zaman önce… Belki aylar, belki mevsimler kadar uzun süre… Acının koynunda yaşadım. İçimde taşıdığım derin sızı yüzünden geceleri uyuyamadım; Sabahları perdeleri açmaya gücüm olmadı. Dışarı çıkamadım, insan yüzü görmedim, sesim konuşmayı unuttu… Bir evin içinde değil, kendi içimde kapalı kaldım. Kimseye anlatamadım, kimse duymadı… Çünkü senin gidişin, bana kelimeleri bile ağır kılan bir […]

Read More