Öyle bir zamana denk geldik ve yaşamaya çalışıyoruz ki; Ne hastalıklar bitiyor, ne savaşlar, ne doğal felaketler; hangisine şükredip, hangisine üzüleceğimizi bilemez olduk.
Öncelikle hastalıklar genelleyip isim koymuyorum, Aile ilişkilerinden başlayıp evrensel ilişkilere kadar hayatımızı değiştirdi. Sıralamak mümkün değil onun üzerine cilt cilt kitap yazılır,
Savaşlar: Silah baronları büyüdü devletler el attı ki artık terörist değil terör devletleri der olduk. Baronlardan dahi acımasız çoluk çocuk ve kadın demeden katlediyorlar. Doğal felaketlere eskiden Allah’tan geldi derdik. Fakat deprem oluyor acaba hangi devlet saldırıda bulundu, sel felaketlerinde önlem dahi alamıyoruz, yangınlar çok daha acımasız saldırı masum canlılar yok ediliyor.
Artık vicdanlar kurumuş ve kimse kimseye acımadan çok para kazanma derdinde en kötüsü de yaptıklarını normal diye meşru hale getiriyor, Hep birbirimizi kandırmanın yollarını arıyoruz. Dürüstlük nasıldı unutmuşuz. Sözde hepimiz kardeşiz Ama kim Habil kim Kabil belli değil.
Faruk KAVAKLI

