Anlaşılmak: Sevmenin Sessiz Dili

Sevgi, yaşarken söylenmeli.

Gitmiş birinin ardından edilen “keşke” değil, var olanın gözlerine bakarak söylenen “iyi ki” olmalı.

 

Çünkü anlaşılmak, sevilmenin en zarif hâlidir.

Ve bazen bir “seni seviyorum”, bir ömrün en derin huzurudur.

 

Anlaşılmak: Sevmenin Sessiz Dili

 

Hayatta en çok neye ihtiyaç duyarız biliyor musunuz? Anlaşılmaya… Çünkü bir insanı anlamak, onu dinlemekten, ona vakit ayırmaktan, hatta ona “seni seviyorum” demekten bile derin bir bağdır.

 

Çoğu zaman susarız… İçimizdekileri anlatmak yerine, bir bakışa, bir dokunuşa, bir nefese sığdırırız duygularımızı. Çünkü konuşmak kolaydır, ama anlaşılmak emek ister. Ve bazen bir bakışta anlaşılmak, bir ömür beklediğimiz sevgiden daha kıymetlidir.

 

İşte tam da bu yüzden, bizi anlayan birine “seni seviyorum” demek çok daha kolaydır. Çünkü biliriz ki o söz yanlış anlaşılmaz, hafife alınmaz. Sevgi, orada bir kalbin diğerine dokunuşudur. Sessizliğin dilidir. Kalbin en samimi teşekkürüdür.

 

Ama biz çoğu zaman gururumuzu, korkularımızı, geçmiş kırgınlıklarımızı sevmenin önüne koyarız. Söyleyemeyiz. Erteleriz. Sonra da geç kalan sözlerin pişmanlığıyla baş başa kalırız.

 

Oysa hayat bu kadar uzun değil…

Belki bir “seni seviyorum”, kalbinizdekini en doğru anlatma şeklidir. Belki o söz, bir insanın en karanlık gününde ona güneş olacak. Belki de sizi hayatta en çok anlayan insanın, varlığına şükrünüzdür.

 

Unutmayın…

Ali Bozkurt

Related Articles

Bir yanıt yazın