Tarihte öyle anlar vardır ki yalnızlık, sadece kalabalıktan uzak olmak değildir. Bazen insan en kalabalık ordular içinde, en derin yalnızlığı yaşar. İşte bu yalnızlık, İslam’ın dördüncü halifesi, ilmin kapısı, cesaretin zirvesi Hz. Ali’nin (r.a) kaderinde acı bir iz bırakmıştır.
Hz. Ali, Peygamber Efendimizin (sav) hem yeğeni hem damadıydı. Daha çocuk yaşta ona iman eden ilk erkek, hicret gecesi yatağına yatarak canını ortaya koyan bir yiğitti. Medine’de savaş meydanlarında destanlar yazan, “Ben ilmin şehriyim, Ali de kapısıdır” hadisiyle övülen bir isimdi. Fakat ne gariptir ki onun kadar sadık olan biri, ümmetin büyük kısmı tarafından yalnız bırakıldı.
Hz. Ali halife olduğunda, ümmet dağınıktı. Hz. Osman’ın şehadetiyle hilafet krize girmiş, kabilecilik yeniden baş göstermişti. O, adaleti sağlamak için hiçbir güce boyun eğmedi. Ne siyasi ittifaklara taviz verdi ne de geçmişin hesaplaşmalarına kulak kapadı. Fakat bu tavır, çıkar peşinde koşanların hoşuna gitmedi. Onun bu tavizsiz duruşu, onu yalnızlaştırdı.
Hz. Ali’nin karşısında ne düşman ordusu vardı ne de putperestler… Kıblesi aynı, geçmişi ortak insanlar vardı. Ne yazık ki bunların bir kısmı, kişisel hesapları uğruna onun karşısına dikildi. Cemel Vakası’nda Müslümanlar Müslümanlara kılıç çekti. Sıffin’de adaletin yerine hile galip geldi. Nehrevân’da ise kendi saflarından çıkan hariciler, Hz. Ali’ye hançer sapladı.
O, sadece savaşta yalnız kalmadı. Kendi halkı tarafından da yargılandı. “Emirü’l-Müminin” unvanını taşıyan bir halifenin, camide tek başına secde ederken şehit edilmesi; tarihin en acı sahnelerinden biri oldu.
Bugüne Düşen Gölge
Hz. Ali’nin yalnız bırakılması, sadece o dönemin değil, bugünün de aynasıdır. Hak söz söyleyenin, adaletle hükmedenin, çıkarcıların arasında yalnız kalışı hâlâ değişmedi. Hz. Ali’nin duruşu bize şunu öğretiyor: Hak yolda yürümek çoğu zaman kalabalıklarla değil, vicdanla olur.
Onun hayatı, sadece tarih kitaplarında değil, kalplerimizde de yer bulmalıdır. Çünkü Hz. Ali’yi yalnız bırakanlar, aslında kendi vicdanlarını terk ettiler.
Bugün, bir adaletsizlik karşısında susuyorsak…
Haklının değil güçlü olanın yanında yer alıyorsak…
Bilin ki Hz. Ali hâlâ yalnızdır.
Faruk Kavaklı

