GAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDE “TÜRK DÜNYASI’NIN KRİTİK MESELELERİ” MASAYA YATIRILDI

Doğu Türkistan’dan Kerkük’e, Türk Coğrafyasının Zorlukları Ankara’daki Kapsamlı Bir Panelde Ele Alındı.

Ankara, Türk dünyasının tarihsel, kültürel ve siyasal sorunlarını irdeleyen önemli bir akademik etkinliğe sahne oldu. Gazi Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÜRKDAM), Türk Dünyası Gençlik Topluluğu ve Kızılelma Kadın, Gençlik ve Çocuk Derneği işbirliğiyle düzenlenen “Türk Dünyası Sorunları ve Sorunlu Bölgeler” paneli, protokolden öğrencilere kadar geniş bir katılımla gerçekleşti.

Birlik ve Dayanışma Vurgusu

Gazi Üniversitesi Rektörlük Binası’nda yapılan etkinliğin açılış konuşmalarında birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. Türk Dünyası Gençlik Topluluğu Başkanı Seyfullah Kaya, Türk yurtlarının kendileri için coğrafi birer noktadan ibaret olmadığını, her birinin tarihsel bir anlam taşıdığını vurgulayarak; “Kırım, sürgüne direnen bir vatan; Kerkük, öz mayamız; Karabağ ise sabrın kutlu zaferidir,” ifadelerini kullandı.

Kızılelma Kadın, Gençlik ve Çocuk Derneği Başkanı Dr. Yasemin Meydan ise, Türk yurtlarında yaşanan acıların istatistikten ibaret olmadığını, her bir Türk’ün yüreğinde hissedilen ortak bir hüzün olduğunu belirtti. Doğu Türkistan’daki insanlık dışı uygulamalar, Rus işgali altındaki Kırım’da yaşanan baskılar ve asimilasyon politikaları sert bir dille kınandı.

Büyük Coğrafya, Büyük Sorunlar

TÜRKDAM Müdürü Prof. Dr. Bülent Aksoy, Türk dünyasının ekonomiden güvenliğe kadar çok çeşitli alanlarda çözülmesi gereken sorunları barındırdığını ifade etti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla oluşan yeni siyasi konjonktürün fırsatlarla birlikte zorlukları da beraberinde getirdiğine dikkat çekti.

Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Necdet Hayta ise, Türk coğrafyasının Kafkasya’dan Balkanlar’a kadar uzandığını belirterek, bu genişliğin beraberinde farklı siyasi ve kültürel zorlukları getirdiğini söyledi. Özellikle Türkistan coğrafyasındaki ülkelerin Rusya, Çin ve ABD gibi güçlere karşı hassas bir denge kurmak zorunda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hayta, farklı alfabelerin kültürel etkileşimi zorlaştırdığını ve bu nedenle ortak eğitim politikaları ile güçlü iş birliğinin elzem olduğunu dile getirdi.

Bölgesel Odaklı Sunumlar

Panel oturumunda uzmanlar, Türk dünyasının kilit bölgelerindeki sorunları detaylı bir şekilde aktardı:

Doğu Türkistan ve İnsanlık Suçları: Dünya Uygur Kurultayı (DUK) Sözcüsü Prof. Dr. Erkin Emet, Çin’in yayılmacı siyasetini ele alarak, Doğu Türkistan’da Uygurlara ve diğer Türk soylulara yönelik sistematik insanlık suçları işlendiğini, uydu görüntüleriyle tespit edilen binden fazla toplama kampı bulunduğunu açıkladı. Prof. Emet, uluslararası topluma 9 Aralık’ın “Doğu Türkistan Soykırım Günü” olarak tanınması çağrısını yineledi.

Azerbaycan ve Tarihi Miras: Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Deveci Bozkuş, Azerbaycan’ın stratejik önemine değinerek, ülkenin tarihi boyunca kültürel mirasına yönelik saldırılara maruz kaldığını belirtti. Karabağ Savaşı sonrasında Türk mirasın araştırılması ve gelecek nesillere aktarılmasının kritik bir görev olduğunu vurguladı.

Ahıska Türklerinin Sürgün Acısı: Araştırmacı-Yazar Dr. Azad Dedeoğlu, 1944 Ahıska Sürgünü’nün 81. yıl dönümüne işaret ederek, Ahıska Türklerinin vatanlarından koparıldığını ve hâlâ dünyanın dört bir yanında vatan hasretiyle mücadele ettiğini anlattı.

Türkmeneli’nde Varoluş Mücadelesi: Türkmeneli Dernekleri Federasyonu Başkanı Mehmet Tütüncü ise, Irak ve Suriye’deki Türkmenlerin, bölgeye yerleşen ilk Türkler olmalarına rağmen Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana büyük bir varoluş mücadelesi verdiğini kaydetti.

Panel, Türk devletlerinin sorunların aşılması için daha güçlü bir iş birliği, ekonomik entegrasyon ve ortak sosyo-kültürel politikalar geliştirmesi gerektiği yönündeki genel çağrıyla sona erdi.

Ali Bozkurt

Related Articles

Bir yanıt yazın