Ehahaber özel haberi

EHA’nın ulaştığı gizli nitelikli bir istihbarat dökümanına göre İsrail, son dönemde Türkiye’den yükselen belirli dijital kümelenmeleri “olağandışı ve etkisi öngörülemeyen” kategorisine aldı. Belge, İsrail’in bu yapıların hareket biçimini standart analiz modelleriyle eşleştiremediğini, bu nedenle Türkiye merkezli dijital yayılımın son üç ay içinde alarm seviyesini artırdığını gösteriyor. Dokümanda kullanılan en dikkat çekici ifade, Türkiye’deki bazı dijital akışlar için “kaynağı belirlenemeyen fakat hızlı büyüyen etki alanı” tespitinin yapılmış olması. Bu tanımlamanın, İsrail istihbaratının bir yapıyı tehdit seviyesine alırken kullandığı en sert sınıflandırmalardan biri olduğu biliniyor.

 

Sızan bilgiler, izlenen çevrimiçi hareketlerin klasik örgütlenme modelleriyle örtüşmediğini, görünür bir liderlik veya finansal destek izi taşımadığını, buna rağmen kısa süre içinde yüksek etkileşim gücüne ulaştığını ortaya koyuyor. İsrail’in iç değerlendirmesinde bu durumun “kontrolsüz etki modeli” olarak adlandırıldığı belirtiliyor. Dokümanda, Türkiye’den belirli saat aralıklarında yoğunlaşan veri akışı, farklı ülkelerle kesişen eş zamanlı dijital davranışlar ve sosyal medya tabanlı mikro yönlendirmeler detaylı şekilde analiz edilmiş durumda. Veri akışlarının nereden yönetildiği ya da hangi amaca hizmet ettiği konusunda kesin bir tespit yok; bu belirsizlik, İsrail’in alarm seviyesini yükseltmesinin temel nedeni olarak gösteriliyor.

 

İsrail’in Türkiye’ye yönelik resmi bir diplomatik bildirimde bulunmadığı, ancak Türkiye’deki bazı güvenlik birimlerine kapalı devre kanallar üzerinden dolaylı uyarılar iletildiği öğrenildi. Bu mesajlarda Türkiye merkezli bazı dijital grupların “eşik değerini aşan hareketlilik” sergilediği belirtiliyor. Ankara’da konuyla ilgili sınırlı erişimli bir dosyanın açıldığı, yalnızca belirli sayıda uzman tarafından incelenen bir iç değerlendirme hazırlığının sürdüğü ifade ediliyor. Türk güvenlik yetkilileri, İsrail’in olağanüstü gördüğü bu hareketliliği teknik bir mesele olarak değerlendirse de, veri akışının arka planındaki yapı ya da kişilerin henüz netleştirilememesi nedeniyle temkinli bir pozisyon almış durumda.

 

EHA’nın ulaştığı ek bilgilere göre İsrail’in hazırladığı rapor, ABD ve Almanya’daki bazı istihbarat analiz merkezleriyle de paylaşıldı. Böylece Türkiye’den yükselen belirli dijital kümelenmeler, çok uluslu izleme mekanizmalarının radarına girdi. Ortak değerlendirmede, Türkiye kaynaklı dijital yayılımın “bölgesel bilgi dengelerini etkileyebilecek hızda” ilerlediği vurgulanıyor. Bu durum, meselenin yalnızca İsrail’in iç takibi olmaktan çıkarak uluslararası bir güvenlik konusu haline geldiğini gösteriyor.

 

Belgelerde yer alan zaman damgaları, son haftalarda yapılan incelemelerin genişletildiğini, Türkiye’deki bazı veri trafiğinin anlık takibe alındığını ortaya koyuyor. İsrail istihbaratının özellikle gecenin ilerleyen saatlerinde Türkiye’den yükselen belirli ağ yoğunluklarına dikkat çektiği, bu yoğunluğun doğal kullanıcı davranışlarıyla örtüşmediği değerlendirmesi yapılıyor. Belgede ayrıca Türkiye’den yurt dışına yönelen bazı eş zamanlı veri kümelerinin “paralel akış” olarak işaretlendiği görülüyor. Bu eşleşmenin ne anlama geldiği ise raporda açıkça belirtilmemiş, yalnızca “takip genişletilsin” notu düşülmüş.

 

Ankara ve Tel Aviv arasında bu konuyla ilgili açık bir diplomatik süreç görünmese de, kapalı devre bir iletişim trafiğinin son haftalarda belirgin şekilde arttığı kaydediliyor. İsrail’in iç raporlarında kullanılan dil ve analitik tespitler, önümüzdeki dönemde iki ülkenin dijital güvenlik alanında daha gergin bir iklim yaşayabileceğine işaret ediyor. Henüz iki ülkeden de konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmış değil ancak elde edilen belge, Türkiye kaynaklı dijital etki alanlarının uluslararası ölçekte dikkat çekmeye başladığını çok net biçimde ortaya koyuyor.

Handan Demir – Uzman Araştırmacı Gazeteci, EHA Ankara Temsilcisi

 

Ali Bozkurt

Related Articles

Bir yanıt yazın