Uluslararası Uyuşturucu Ağına Türkiye Merkezli Büyük Darbe
Türkiye’de açılan yeni dava, uluslararası boyutta işleyen dev bir uyuşturucu kaçakçılığı şebekesini gün yüzüne çıkardı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 42 sanık yer aldı. Bunlardan 13’ü tutuklu bulunurken, 11’inin firari olduğu bildirildi. Yargılama kapsamında inşaat, turizm, otomotiv ve finans sektörlerinde faaliyet gösteren çok sayıda paravan şirkete de el konuldu.
Soruşturmada, İran uyruklu olup daha sonra Türk vatandaşlığına geçen Amir Alizadeh’in, örgütte kilit rol üstlendiği tespit edildi. Nihat Yılmaz adıyla da bilinen Alizadeh’in yüzlerce kilogram eroin tedarik ettiği, elde ettiği gelirleri ise Türkiye’de kurduğu şirketler üzerinden akladığı iddia edildi.
Grubun sevkiyat güzergâhlarının genellikle Orta Asya’dan başlayarak Rusya üzerinden Avrupa’ya uzandığı belirlendi. Uyuşturucu yükleri, meyve taşımacılığı yapan kamyonlarda gizlenerek Moskova üzerinden Avrupa pazarına ulaştırıldı. Rusya’da 370 kilogram eroinin yakalanmasına rağmen aynı sevkiyattan 414 kilogramın Avrupa’ya ulaşması dikkat çekti.
Organizasyonda Türk vatandaşlarının da aktif rol aldığı ortaya çıktı. Depolamadan sorumlu Özgür Bedir, Avrupa dağıtımını yöneten Abdullah Kavçan ve paravan şirketler kuran avukat Osman Mercan, şebekenin öne çıkan isimleri arasında yer aldı. Sadece bir sevkiyatta 784 kilogram eroinin ele geçirildiği, farklı dönemlerde ise 890 ve 372 kilogramlık başka sevkiyatların da yakalandığı kaydedildi.
Avrupa kolluk kuvvetlerinin SKY-ECC adlı şifreli iletişim ağını çökertmesi, soruşturmada kritik bir dönüm noktası oldu. Şebekenin iç yazışmalarının çözülmesiyle birlikte eroin ticareti, kara para aklama planları ve Alizadeh’in doğrudan katılımı belgelerle ortaya kondu. Sanıkların, uluslararası uyuşturucu ticareti, örgütlü suç ve kara para aklama suçlamalarıyla yargılandığı davanın, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da adli makamlar tarafından yakından takip edildiği belirtiliyor.
EHA Ankara Temsilcisi Uzm. Arş. Gazeteci Handan Demir

