Öğrenciler, eğitimi öğrenmek için değil sınav kazanmak için alıyor. LGS, YKS gibi sınavlar, çocukları küçük yaşlardan itibaren yarışa zorlayan bir yapıya dönüştü.
Eğitim, bireylerin kişisel gelişimi, toplumsal ilerleme ve ekonomik kalkınmanın temel taşıdır. Ancak birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de eğitim sistemi; ezbercilik, fırsat eşitsizliği, sınav odaklılık, müfredat sorunları ve öğretmen politikalarındaki eksiklikler nedeniyle eleştirilmekte, öğrenciler ve veliler üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır.
Öğrenciler, eğitimi öğrenmek için değil sınav kazanmak için alıyor.
LGS, YKS gibi sınavlar, çocukları küçük yaşlardan itibaren yarışa zorlayan bir yapıya dönüştü.
Sınavlar, öğrencilerin yeteneklerini ölçmekten çok test çözme becerisine indirgenmiş durumda.
Öğrenciler yaratıcı düşünemiyor, sorgulama becerisi gelişmiyor.
Eğitim sistemi, hâlâ büyük ölçüde bilgi yüklemeye ve ezbere dayalı.
Öğrenciler analiz, sentez, eleştiri yapma konusunda yeterince gelişemiyor.
Bu yaklaşım, hayata uyarlanabilir bilgi üretmeyi engelliyor.
Kariyer planlaması yapılmadan öğrenciler sisteme zorla yönlendiriliyor.
Bu da mezuniyet sonrası işsizliği ve mutsuzluğu artırıyor.
Ezber yerine yaratıcı ve eleştirel düşünmeyi merkeze alan bir eğitim sistemi
Öğrencilerin yeteneklerine göre yönlendirildiği, kapsayıcı kariyer danışmanlığı
Nitelikli ve sürekli öğretmen eğitimi programları
Eşit ve adil erişimi sağlayan, fırsat eşitliği odaklı yatırımlar
Güncel ve hayatla bağlantılı müfredat reformları
Eğitim politikalarının siyasi değil bilimsel temelli yürütülmesi
Eğitim, geleceği şekillendiren en stratejik alandır. Ancak sistemdeki yanlışlar sürdükçe bireylerin potansiyelleri körelir, toplum gelişemez. Kaliteli, adil, yaratıcı bir eğitim için cesurca reformlara ihtiyaç vardır. Eğitimdeki her hata, gelecek nesillerin fırsatlarını ellerinden almak demektir.
Bu vesileyle Yeni Eğitim Öğretim Yılının tüm Öğretmen, Öğrenci ve eğitim camiasına Hayırlı olması temennisiyle.
Faruk KAVAKLI

