2 – Adaletle Yürüyenlerin Yolu Dikenlidir

Hz. Ali’nin hayatı bize şunu açıkça gösterir: Gerçek adalet, çoğu zaman alkışlanmaz; aksine yalnızlaştırır. O, hilafet makamına gelince ilk işi, yolsuzluk yapan valileri görevden almak oldu. Ne akraba kayırdı ne geçmiş dostluklara sığındı. Bu yüzden kendi saflarındaki bazıları bile ona sırt çevirdi. Çünkü Hz. Ali için makam değil, haklı olmak önemliydi.

Oysa insanlar genellikle güçlü olanın değil, kalabalık olanın peşinden gider. Bu yüzden adaletin sesine kulak tıkayanlar, hileyle yükselenlerin yanında saf tuttu. Ama Hz. Ali dimdik durdu. Çünkü onun dayanağı halk değil, Hakk’tı.

“Sözüm Size Ağır Geldi, Ama Ben Doğruyu Söyledim”

Hz. Ali’nin hutbelerinde geçen şu söz, içindeki kırgınlığı ve hakikate olan bağlılığını gösterir:

“Sözüm size ağır geldi, çünkü hakikati söyledim. Bilin ki siz hakka ne kadar kızarsanız kızın, hak olmaktan vazgeçmez.”

Bu cümle, sadece bir nasihat değil, bir feryattır. Çünkü o, ümmetin dağıldığını gördü ama asla umudunu kaybetmedi. O, yalnız kaldı ama yalnızlığını şeref bildi.

Günümüz İçin Ne Anlama Geliyor?

Bugün adalet arayışında olan herkes için Hz. Ali büyük bir örnektir. Hakkı söylemenin bedelini canıyla ödemiş birinin mirası, sadece sözlerde değil, tavırda yaşatılmalıdır. Çünkü adaletin yalnız kaldığı her çağda, yeni bir Hz. Ali gereklidir. Belki adı farklı olur, belki yüzü… Ama duruşu hep aynıdır: Eğilmeyen, satın alınmayan, susmayan bir duruş…

Ali Bozkurt

Related Articles

Bir yanıt yazın